fbpx

Amerika’da Şirket Kurmak

Amerika'da Şirket Kurmak

İçindekiler:

Amerika’da şirket kurmak Amazon’da stış yapmak, Pinterest’te reklam vermek, Etsy’de bazı avantajlar elde etmek için zaman zaman hepimizin gündemine giren bir konu. Biz de Amerika’da şirket kurmak konusunda çok tecrübeli olan Manay CPA firmasının kurucusu Burcu Hanım ve ülke müdürü Ziya Bey ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Amerika’da Şirket Kurmak Video

Video Transkript

C: Merhaba; hoş geldiniz hepiniz! Bugün çok böyle bence ilginç ve heyecanlı bir konu ile beraberiz. Bundan seneler önce, PayPal Türkiye’den çekildiği zaman bu Amerika’da şirket kurma konusu acayip bir şekilde gündemimizdeydi. Forumlarda konuşuyorduk, Instagram’da konuşuyorduk, bir sürü makaleler yazılıyordu; Nasıl kuracağız gitmeden?

O sırada böyle insanlarda türemişti; Benim bir yakınım kuruyor Amerika’da. Ama şirket belli değil. Bakıyoruz, buluyoruz internetten Amerika’da bir CPA firması ama Türkçe konuşmuyorlar ve sonuçta herkesin de İngilizcesi ”Arayayım da Amerika’da ki muhasebeci ile konuşayım telefonda.” kadar olmayabilir sonuçta. Onun dışında orada bir problem çıksa burada muhattabım yok gibi bir sürü problemlerimiz olmuştu. Sonra bir sakinleştik, ödeme sistemleri falan gelişti ama Amerika’da şirket kurmak hala hepimizin gündeminde olan bir şey. Pinterest‘te reklam vermek için, Amazon’da satış yapmak için. Etsy’nin çok büyük rakipleri var Amerika’da ve şirket olmayı zorunlu kılıyor; onlarda satış yapabilmek için Amerika’da şirket kurmaya ihtiyacımız var. Bende Manay CPA‘yı davet ettim çünkü çok uzun yıllardır bu işi yapıyorlar. Türkçe konuşuyorlar ve de Türkiye’de muhattabımız var. Türkiye’de ofisleri var çünkü. Bugün bizimle beraber Burcu Hanım ve Ziya Beyler varlar; hoş geldiniz!

B: Merhabalar; hoşbulduk!

Z: Merhabalar Ceren Hanım.

C: Burcu Hanım orada tabii saat kaç? Sabah herhalde değil mi? 

B: Evet, tam öğlen, tam 12.00.

C: Bizde gün artık bitti sayılır. 

B: Sekiz saat evet. Akşam saatlerine geçtiniz. Biz böyle tam günün en yoğun saatlerini şu an yaşıyor oluyoruz.

C: Çok teşekkür ediyorum bu arada gelip bize bunları anlatacağınız için. Hiç de lafı uzatmadan önce size şunu sormak istiyorum. Çok uzun senelerdir Türkiye’den, Türkiyeli insanların Amerika’da şirket kurmasını sağlıyorsunuz Manay CPA olarak. Peki, Türkiye’den insanlar… Şimdi ben birkaç tane şey söyledim aslında sebep ama sizin müşterileriniz neden Amerika’da şirket kuruyorlar?

B: Evet, bu konudaki en büyük aslında tabii başı çekenlerden biri online satış sistemlerinde yer almaktan kaynaklandı. Tabii burada Amazon, Etsy ve bunun gibi diğerleri… Amazon en başta olmak üzere; Amazon artık bir devlet gibi hatta ben onu öyle görüyorum. Bu platformlarda satış yapmak için ”Amerika’da biz muhattap istiyoruz.” diye aslında onlar görüyorlar yani biz size bu imkanı sunuyoruz ama siz kimsiniz? O yüzden gelin burada Amerika’da şirket açın bizde burada, bu firma ile muhattap olalım. Daha güvenilir olması açısından Amerika’da ki platform sahipleri açısından baktığımızda. Bu yüzden bunların tabii çoğu belli bir miktara geldikleri zaman özellikle satış rakamlarında hatta son zamanlarda onun kuralları da tamamen değişiyor. Hiç belki imkan bile vermeyecekler şirket kurmadan satış yapma konusunda. Dolayısıyla en başta bunlar olmak üzere; bunun dışında da bazen çok büyük firmalarda yine mesela işte daha yeni bir şey konusunda… Telefon tower mesela firması burada olmadığı sürece firmanın kuruluşunun siparişi vermek istemiyoruz diyor. Çok büyük firmalar bunlar mesela Amerika’da. Böyle taleplerde geliyor. Sadece firma burada kurarak sipariş almak için. Yani online platformda satış yapmak için olmasa bile böyle sipariş alabilmek için bile Amerika’da şirket kurmak gerekiyor Amerika’da. O yüzden… Bu gibi siz zaten en baştaki nedenleri saydınız ”neden Amerika’da şirket kurmak gerekiyor?” Ya da sadece gerçekten… Mesela bir mimarlık firmasına şirket kurduk… Hizmet satışı. Tamamen online kendi web sitelerini kurarak böyle bir hizmet sunmak istiyorlar. Yine Amerika’da bir firma olduğu zaman çok daha tabii ki… Onların satış yapma imkanları veya kesinlikle buradaki şansları artmış oluyor. Amerika pazarına girmek adına aslında en başta bu firmaları kuruyoruz biz de.

C: Bunun dışında şey de var siz anlatırken aklıma gelen: Buradan mesela birisi gitmiş Etsy’de bizim ürünlerimizin fotoğrafını koymuş diyelim ki. Bizim burada [email protected]’dan ”Ya bu benim fotoğrafım kaldır.” dememizle Amerika’da ki bir şirket olarak cease and desist yollamamız arasında ciddi bir fark var yani sonuçta.

B:Kesinlikle.

C: Zaten son zamanlarda da, pandemi ile beraber e-ihracata ve online satışa çok ciddi bir ilgi var. E tabii hani insanların düzgünü de var düzgün olmayanı da var. Belki kuralı bilmediği için böyle hataları yapanları var. Bunlarla da mücadelede aslında Amerika’da bir şirket olmak, Amazon’un, Etsy’nin, Artsy’nin ne bileyim SaatchiArt’ın karşısına bir firma olarak çıkmanın da bir karizması var tabii ki.

B: Aynen öyle; kesinlikle size katılıyorum. Burada bu legal konular, hukuki konular zaten kesinlikle şirket kurulduğu noktada çok daha doğru ilerliyor veya çok daha size şey katıyor, Karşıdan ilgi alınma ihtimalini yükseltiyor. O yüzden kesinlikle katılıyorum bunlarda çok önemli noktalar aslında. Mesela brand registration yapma konusunda herhangi birisi gerçekten gidip de sizin ürününüzü taklit edebilir. Siz ama burada şirketinizi açıp da şeyinizi register ettiyseniz brand’inizi, markanızı, ürününüzü tabii burada da çok büyük bir katkısı oluyor şirket kurmuş olmanın hukuki anlamda böyle belli bir muhatap olmasının Amerika içerisindeki sistemde. O yüzden aynen çok doğru.

C: Şimdi bir şey sormak istiyorum: Türkiye’de şirket kuruyoruz ediyoruz falan daha basit. En azından Kanununu okuyoruz baya karmaşık olmasına rağmen falan ama vergi affı falan var Türkiye’de. O yüzdende biz aslında vergi dairesinden çok ciddi bir korkma durumu da yok. Ama şimdi Hollywood filmlerinde bile herkesin en korktuğu şey IRS’in gelmesi.

B: Evet.

C: Seri katilden ziyade IRS gelmese daha iyi diye espriler falan var.

B: Evet.

C: Çünkü bildiğim kadarı ile Amerika’da vergi affı diye bir şeyde yok.

B: Evet, Amerika’da tarihinde vergi affı hiçbir zaman olmamış. Dolayısı ile bu da aslında bence çok güven tabii ki veriyor. ”Ben veriyorum ama acaba vermeseydim affolur muydu?” gibi bir soru işareti kimsenin kafasında bırakmıyor. Ya da ”Acaba veriyorum ama o vermiyor. Sonra onunki affoluyor. Ben o zaman haksız duruma düşüyorum.” gibi bir durum yok. Bu iş çok ciddiye alınıyor Amerika’da. O yüzden bunu da böyle…

Okullarda ilkokul çağından başlayıp bunu, bu mantık ile büyütüyorlar buradaki çocukları. Dolayısıyla hiç onu kimse sorulamıyor. Tabii ki şey konusu Orada her zaman için fırsatlar var yani vergi planlaması yaparak legal olarak ”Nasıl daha az vergi öderiz? Nasıl vergi boşlukları var?” Gerçekten Amerika’da da çok güzel vergi boşlukları var. Çok güzel, İşini bilen biri ile çalıştığınız zaman belki… Hatta özellikle işverenler, kendi işini yapanlar için çok fırsatlar oluyor. Bunlar zaten duymuşsunuzdur da ben hep söylüyorum Trump mesela hiç vergi ödememiş diye. Burada hep haberlerde çıkıyor ”Nasıl olurda bu kadar zengin biri hiç vergi ödememiş?” İşte oluyor. O da tamamen vergi planlaması ile vergi Kanunundaki boşlukları kullanarak. Yapabileceğimiz çok değişik yöntemler var. Ama tabii ki o vergi ödenecekse ödenecektir diye bunu burada biz hep anlatmaya çalışıyoruz. Özellikle Türkiye’deki tabii yaşayan girişimciler için bazen soru işaretleri oluyor. Onlara hep anlatıyoruz bunu da. Ama dediğim gibi bu demek değil ki ”Bir planlamayı yaparak acaba vergiyi daha az ödeyebilir miyim?” Evet, böyle bir imkan var.

C: Peki… LLC duyduk, C Corp duyduk, S Corp duyduk nedir bunlar? Şirket tipleri; bunların birbirlerinden farkı nedir?

B: Şimdi… Türkiye’deki ile benzer yapıda aslında bir kısmı. Mesela şahıs şirketi burada, biraz böyle one member LLC’ye benzetiyorum ben. Tek ortaklı limited şirketi gibi oluyor. Şimdi Türkiye’deki girişimcileri göz önüne aldığımız zaman aslında onlara uyacak olan iki tane seçenek genellikle oluyor; %99 diyebilirim. Bu da LLC dediğimiz limited şirket aslında. Diğeri de anonim dediğimiz Türkiye’de; burada da C Corporation olarak geçiyor. Ceyhun’un C’si. O iki firma tipine göre biz… Tabii ki kişilerin veya yapmaya çalışılan işin durumuna göre, ortaklık yapısına göre, kaç ortak olduğuna göre gibi veya ”İlerideki amaç nedir? Şirket büyüdüğü zaman satılmak isteniyor mu?” gibi böyle değişik durumları tartışıyoruz, dinliyoruz, öğreniyoruz. Ona göre her kişi için o karar veriliyor. Tamamen tabii ki dediğim gibi o kişiye göre veya o yapılacak işe göre değişen bir karar oluyor bu aslında. Vergi konusunda da çok farklılıklar oluyor. Vergi konusunda girersem tabii biraz karışabilir ama hani en çok LLC, o da Türkiye’deki limited gibi düşünebilirsiniz. C Corporation’da Türkiye’deki anonim gibi düşünülebilir, iki aşamalı vergilendirme sistemine tabi olan anonim. Genelde LLC en kolay seçenek oluyor Türkiye’deki girişimciler için ve büyük çoğunlukla LLC’ye kayıyoruz sonuçlarda en son karara geldiğimiz zaman. Bilmiyorum açıklayabildim mi biraz olsun.

C: Açıkladınız. Şunu soracaktım çok kısa: Vergilendirmede şimdi mesela Estonya’da şirket kurduğumuzda sabit bir vergi var mesela %20 mi neydi. Ne yaparsak yapalım %20. Amerika’da öyle değil anladığım kadarıyla. Belki eyaletine göre değişiyor, şirket tipine göre değişiyor; doğru mudur?

B: Evet, şirket tipine göre değişiyor bu bir, eyaletine göre değişiyor bu iki, hizmet mi yoksa product yani satılan ürüne göre de mesela bazı satış vergisine tabi mi değil mi? O konular değişebiliyor. Artı şirket sahiplerinin bulunduğu yer ve buradaki statüleri… Yani eğer Amerika’da yerleşikler mi? Amerikan vatandaşı mı? Herhangi bir Green Card veya US statüsü var mı? Buna göre de değişiyor çünkü orada da ikiye ayrılıyor.

Bir non resident dediğimiz buranın vatandaşı olmayan veya burada yerleşik olmayan kişiler için olan vergi beyannamesi çeşitleri var; bir de buradaki kişiler için. Dolayısıyla bu iki yan hem non resident – resident konusu önemli oluyor. Hangi state’te olduğu konusu önemli oluyor. Buradaki en aslında net cevap mesela anonim şirketlerin federal tax’i %21. Ben bir tek onu düz bir mantıkla söyleyebiliyorum. Diğer her şey, diğer tax ürünleri yani LLC’ler tamamen ortak bazında değişiyor, ortakların kendi yapısı ne durumda olduğuna göre değişiyor. State’ler de hangi state olduğuna göre değişiyor. Hiç… Income tax olmayan yani gelir tax’ine, gelir vergisine hiç tabi olmayan eyaletlerde var. Mesela… Nasıl oluyor peki? O eyaletlerde başka vergiler daha yüksek çünkü. Orada ben o soruyu da çok alıyorum ” Bazı eyaletlerde nasıl hiç vergi yok?”

C: Mesela ”Delaware mi Wyoming mi?” diye bir soru var.

B: Evet, Delaware mi Wyoming mi? Wyoming’i daha çok öneririm. Neden onu öneririm? Çünkü ikisi de mantık olarak satış vergisinin muafiyetini getiriyor. Aslında yine konuya göre, kişinin yaptığı işe göre değişir ama sadece Delaware mi Wyoming mi? derseniz Wyoming çünkü bunun nedeni de yıllık vergi miktarının düşük olması. Orada bir franchise, flat bir rakam var. O flat rakam Delaware’de daha yüksek Wyoming’de daha düşük, arada baya bir fark var. O yüzden Wyoming o açıdan baktığımız zaman direkt tercih edilmesi gereken eyalet.

C: Peki, bir sorum var: Biz seneler önce PayPal gittiğinde CPA firması araştırırken şunun gördük: Delaware’deki CPA firması atıyorum Washington’u bilmiyor, Washington’daki San Francisco’yu bilmiyor gibi. Sizin bir özelliğiniz var siz bütün eyaletleri biliyorsunuz ve uzmanlığınız var orada değil mi?

B: Evet, aslında bizde ilk başta Atlanta’da başladık ama ben Amerika’da yirmi yıldır yaşadığım için tabii burada kendimi büyümüş gibi biraz görüyorum. Ve Türkçe konuşan bir CPA olarak bana farklı eyaletlerden ulaşan müşterilerimiz oldu. Bu kaç sene önce oluyor artık 6-7 sene önce diyebilirim en çok yoğun bu işe kendimi focuslamaya başladığım zaman. Ve şöyle başladı aslında mesela ilk müşterim Las Vegas’tan ”Ne olur benim işimi siz yapın. Las Vegas’ta da olsa ben güvenemiyorum çok zorluk yaşadım. Bilgi alamıyorum CPA’imden siz Türkçe konuşuyorsunuz, bana yardımcı olun.” Ben ”Peki, o zaman tamam sizin için biz Las Vegas’ı yani Nevada’yı öğreneceğiz.” dedim o ilk müşterime, ilk farklı state’ten, eyaletten gelen müşterime. Ve biz bildiğiniz oturduk baktık asistanımla birlikte ve a’dan z’ye öğrendik. Tam emin olamadığımız noktalarda direkt böyle eyalet vergi departmanını aradık, eyalet işçi ve şey kurumunu aradık ”Buradaki vergiler böyledir değil mi? Doğru değil mi?” diye böyle böyle. Tamamen onu devraldık ve çok tabii ki mutlu oldu o müşterimiz ve ondan sonra bir sürü bize başka tabii aynı eyaletten geldi ama farklı eyaletlerden de gelmeye başlayınca baktık biz bu işi yapıyoruz zaten işin içindeyiz. Evet, burada her eyalet farklı bir devlet gibi aslında kesinlikle ve çok değişik kurallar var her birinde ama belli bir saatten sonra federal legal’de zaten aynı ama state legal’da da ne noktalara bakacağımızı çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla yıllar içerisinde biz artık dedik ki California olsun, Florida olsun, New York, Washington, Virginia, Chicago, Illınoi tarafları yani… En çok bunlar bizim müşteri aldığımız eyaletler ve hepsini biz tek tek öğrendik; yıllar içinde o bilgi birikimini sağladık ve rahatlıkla şu anda 50 eyalete de hizmet veriyoruz diyebiliyoruz. Ve gerçekten de birçok yani herhalde hemen hemen 50 eyaletten olmasa da şu anda birçok eyaletten müşterimiz var. Ve onlar hizmet verebiliyoruz ama Amerika’da evet herhangi bir CPA ofisi kesinlikle başka alanlara girme cesaretini göstermiyor. Genellikle yani %90 bu şekilde ilerliyor. Ama biz bunu çok önceden başladık ve sonrada buna uygun olarak tabii bir de virtual yani sanal CPA gibi bir kurgulamada yaptık aslında. Dolayısıyla elektronik imza olsun, Zoom’la görüşme yapacak şekilde olsun, secure portal dediğimiz güvenli bilgi alışverişi sağlayan online portal olsun. Onların hepsini ayarladığımız için bu arada bu pandemi döneminde de hiç etkilenmemiş olduk tabii o açıdan. Online cloud sistemi üzerinden devam ediyor olduk.

C: Bir sorum var. Bu Amozon’a falan şirket olma zorunluluğu var ama bir yandan da Amazon ve benzer platformlar diyor ki ”Bize bir utulity bilgi göster” yani nedir? Şirket adına veya senin adına gelen bir fatura göster. Şirket açtığımız zaman Amerika’da faturayı nasıl temin ediyoruz? Bir normal adresimiz oluyor mu? Yoksa sanal bir adres mi oluyor? O konuya biraz girebilir miyiz?

B: Tabii tabii. Şimdi şirket açarken mutlaka sanal bir adres gerekiyor aslında. Orada bir yanılgı var hatta onu hemen söyleyeyim. Mutlaka izleyenler arasında yaşamış veya yaşayan birini bilmiş olanlar olabilir. Amerika’da registered agent diye bir hadise var. Bu da o eyalette olan bir ve o eyalet içinde adresi olan bir firma veya bir kişi tarafından o şirketin kuruluşu sırasında o bilginin girilmesi gerekiyor registered agent yani.

Artık Türkçe çevirebilirsem bir şekilde ajans, orada kayıtlı bir ajans gibi. Ve burada en büyük yanılgılardan biri o registered agent kısmına girdikten sonra registered agent’ın adresini giren birçok bizim daha önce başka firmalarla şirket kuran müşterilerimiz oldu; olmuş. Ve onlar bize ulaşıyorlar ”Bize hiçbir şekilde bilgi, mektup gelmiyor.” çünkü adres ayrı bir adres alınması gerekiyor. Sanal adres veya posta kutusu adresi olabilir fakat registered agent adresi regestered agent’ın adresi aslında. Dolayısıyla o ikisini ayırmak gerekiyor. Burada şu da var tabii registered agent servisi sunan firmalar bazen adres servisi de sunuyorlar. Ona dikkat ederek o servisi, o kalemi alarak ilerlersek o zaman o iki adresi kullanabiliyoruz. Şimdi eğer firma sanal adres alırsa burada utility bill konusu tabii biraz zor oluyor çünkü utility bill’lerde elektrik, su veya internet gibi utility bill kabul ediyor Amazon veya diğer… Bilemiyorum diğer firmalarda oluyor mu ama bize hep Amazon’dan bu istek geliyor . Ve biz bunu şu şekilde aşabiliyoruz: Burada kendimize ait binamız var; orada şu ana kadar birçok Amazon müşterisine odaları biz suitlere ayırıp internet bağlatıyoruz. İnternet bağlatarak gerçek bir utility bill o şekilde alabildik şu ana kadar. Bu şekilde böyle çözüm sunan eminim başka platformlarda vardır ama illa ki bunu yaparkende bu arada bir lease agreements deniyor yani o da bir kira sözleşmesi deniyor o utility bill’i sağlayacak olan firmadan. Elektrik zaten çok çok zor, elektrik almak çok zor. Su almakta aynı şekilde zor. Buradaki en kolay bizim bulduğumuz çözüm: Ya telefon ya da internet faturası. Bu ikisinden birini bir… İnternet üzerinden bir kira sözleşmesi yapabilir firma ve bununla birlikte başvuru yapabilir bu belli telefon ve internet sunucularına. Biz bunu bu şekilde aşabildik ama dediğim gibi o adres kısmı önemli ve kira sözleşmesi göstermek gerekiyor bu utility bill’i alabilmek için. Bu konuda da biz de yardımcı olabiliriz ama eminim internette de belki bilgiler vardır. Gerçi çok bilgi karışıklığı var internette ama, bunu o şekilde sağlayabiliyoruz.

 C: Mesela şöyle bir bilgide var; bilgi de demeyeyim. Şöyle bir şey var internette dolaşan Amerika’da şirket açmak için Amerika’ya gitmen lazım. Şirketi online açabilsen bile banka hesabı açmak için Amerika’ya gitmen gerekiyor diye cümleler var. Doğru mudur? Yanlış mıdır?

B: Evet. Bu eğer… Hem doğru hem yanlış öyle söyleyeyim. Eğer ulusal bankalarda hesap açmak istiyorsanız… Yani bir firmanın gerçekten ciddi anlamda burada böyle büyüme hedefleri olan bir firmaysa Amerika’daki ulusal bir bankada banka hesabı açmak tabii ki daha doğru, emin adımlarla ilerlemek olur. Fakat online bankalar çok şu anda… Hatta bir çok yerde de duyulmuştur eminim. Mercury, bu Payoneer’da bir nevi online banka gibi bazı böyle online bankalar var. Buraya gelmeden o online banka işlemini o şekilde çözebiliyoruz. Ama orada dikkat edilmesi gereken nokta fazla sayıda transfer yapıldığı zaman hesaba inceleme gibi şeyler olabiliyor. O tarz böyle uyarılar aldık başka müşterilerimizden. O yüzden o konuya dikkat etmek gerekiyor. Eğer ulusal bankada hesap açılacaksa bu arada… Ben Georgia’da ticaret odasında yönetim kurulundayım. Dolayısıyla biz burada kendi çevremizde bize bizim referansımızla gelen müşterilerimize ulusal bankalarda tabii biz hesap açma işlemini yapabiliyoruz. Ama bunu yapabilmemiz için Türkiye’deki bu firmanın, burada işlem yapacak olan, şirket açan firmanın ”Türkiye’de de bir geçmişi var mı?” diye soruluyor bize. Eğer Türkiye’de belli bir üretimi olan, geçmişi olan bir firma varsa o zaman çok daha hızlı, rahat bir şekilde o ulusal bankalarda Zoom Meeting yaparak bankacılar Türkiye’deki hesap açacak olan şirket sahipleri ile Zoom Meeting yapıyorlar. Ama dediğim gibi bizim referansımız olduğu için, bizde yıllardır burada CPA firması olarak çalıştığımız için o konuyu şu anda aşabildik. Bir de tabii Covid’de etkili oldu. Baktılar ki gelemiyor müşteriler bankalarda biraz buna adapte oldu şu anda. O yüzden o konuyu öyle aşabiliyoruz.

C: Peki, ortaklardan birinin Amerika’da olmasının şirket kurmada bir avantajı var mıdır?

B: Evet, şirket kurma işlemi eğer ortaklardan birinin Amerika’da olsun veya olmasın aslında şöyle söyleyeyim: Kesinlikle social security numarası yani sosyal güvenlik numarası varsa ortaklardan birinin o zaman işler böyle… Ne derler… ”Tereyağından kıl çeker gibi” derler ya; böyle çok… Direkt şey oluyor: Hızlı ve her şey çok daha kolay ilerliyor ama böyle bir şart yok. Tabii ki evet, avantajı var mıdır? Vardır avantaj. O da: İşlemler çok daha hızlı yürüyor, herhangi bir kredi kartı burada gerçekten almak… Kredi kartı ile ödeme almak için mesela hesap açacaksınız. Her alanda, her konuda sosyal güvenlik numarası olan bir ortak olduğu noktada işlemler çok daha kolay ilerliyor.

C: Ama bir ortağımız olmasa da orada yine şirketimizi açıp kredi kartımızı, banka kartımızı alıp, PayPall’ımızı Stripe’ımızı falan açabiliyoruz inşallah.

 B: Evet, aynen. Orada bir sıkıntı yok sadece biraz daha özellikle Covid’den sonra… Eskiden 1 hafta, 10 gün sürüyordu sosyal güvenlik numarası olmayanlara şirket açma işlemi. Bu arada onu da genelde birçok insan da nasıl yapılacağını bilmiyordu. Velhasıl biz zaman içerisinde tabii kurduk… Gidişatta Amazon’da ki hesap açma talebi arttıkça şirket açmak bu nedenden dolayı Amerika’da ki maliyede bence şu an şok yaşıyor bence çünkü o kadar çok bir akım var ki Amerika’ya pandemiden dolayı da tabii çok böyle. Sadece Türkiye’den değil dünyanın her yerinden Amazon’da satış yapmak için şirket açmak konusu devreye girince.

Fakat bu arada da bir, iki ay boyunca buradaki maliye kapandığı için Korona virüsün ilk çıktığı dönemlerde şu anda süreler çok uzadı. O yüzden önce 1 aya çıktı sonra iki aya, üç aya… Şimdi böyle üç ile dört ay arası falan biz söylüyoruz. Sürebilir diyoruz eğer sosyal güvenlik numarası yoksa.

C: Üç ay, dört ayda uzunmuş ya.

B: Aynen, aynen. Bazen bazı müşterilerimiz öyle… Hani her gün arıyorlar ”Oldu mu?”. Bizde sürekli maliyeyi arıyoruz bu arada hızlandırmak için çünkü bazen mektubu ve postayı beklemeden telefon üzerinden alabiliyoruz vergi numarasını. O yüzden böyle bu şekilde… Hatta bir kişiyi şu anda sırf telefon ile IRS’i arayarak bilgi alma kişisi olarak bu işi ona asign ettik ondan sonra ki hani çünkü müşterilerimizi de anlıyoruz. ”Ne oldu acaba? Acaba bugün geldi mi? Tamam bugün bir daha arayalım, biraz daha verelim iki, üç gün geçsin.” gibi. Tabii onlarca müşteri olunca bazen vergi numarası bekleyen o da başlı başına bir iş; takip etme işi.

C: Tabii.

B: Burada tabii bu da önemli bir nokta. İnternetten bazen ”Çok ucuza şirket kuruyorum!’ Bu işi hallettim.” gibi düşünüyor bazen ki olabilirde tabi ki işler iyi giderse. Fakat sonra ”Acaba ne oldu bizim vergi numarası?” diye sorunca muhatap pek bulamama gibi durumlar oluyor. Sonra ”Ben burada kurdum ama siz bana bir yardımcı olsanız; çıkmadı.” diye. Biz arıyoruz IRS’i dediğim gibi. Bu konunun takiplerini de yapıyoruz. Bazen hatta ikinci, second request olarak IRS’e gönderiyoruz çünkü mesela belli bir süreyi geçince diyoruz ki ” Tekrar gönderelim.” Acaba arada kayboldu mu, bir şey oldu mu? diye. Biz öyle bir second request diye bir daha gönderiyoruz. Böyle işlemlerle de bazen çözmeye çalışıyoruz.

C: Etsy’nin ve web sitemizin falan da Quickbooks gibi programlara entegre edebiliyoruz. Size şöyle bir soru var: Bu gibi programlarla çalışmak istersek bu konulara hakimiyetiniz var mı? diye bir soru var.

B: Tabii, tabii. Quickbooks kesinlikle Amerika’da çok yaygın bir program hatta en yaygın muhasebe programı; ön muhasebe programı. Ve biz sürekli bununla çalışıyoruz, sürekli eğitimde veriyoruz isteyen müşterilerimize mesela ”Ben yapmak istiyorum, bana ne yapmam gerektiğini eğitir misiniz?” diye bazen geliyor bazı müşterilerimiz. Biz onun eğitimini de veriyoruz; ne yapmaları gerektiğini de anlatıyoruz. Bunun dışında şey de yapıyoruz tabii ki kendimiz tamamen bütün entegrasyonu sağlıyoruz, aynı mutakabatları sağlıyoruz; bunların hepsini yapıyoruz. Bir de bu arada Türkiye’de var mı bilmiyorum ama Amerika’da third party access diye bir olay var. Bankanıza, üçüncü şahısa sadece görme imkanı veren yani datayı bankadaki sizin giriş çıkışlarınızı download ederek mesela çek bazen burada Amerika’da kullanılan yaygın bir ödeme aracı. Çeklerin detaylarını görebilme imkanı veya bir third party access biz istiyoruz. O yüzden bankanıza, bize access verdiğiniz zaman biz sizden bilgi gelmesini beklemeden kendimiz datayı çekerek mutabakatlama işlemlerini ve diğer yazılan çeklerin kime olduğuna, kime ait olduğuna girerek o muhasebe işlemlerini yapıyoruz.

C: Peki, bir soru var; tabii ki satılan mala göre değişiyor vergisi, kurduğumuz eyalet önemlidir ama yani aşağı yukarı bir LLC kursak bunun minimum gideri ne olacaktır?

B: Evet, yıllık eğer iş yapmazsa şimdi… Sanal ofislerde sanıyorum aylık 50 ile 100 Dolar arasında değişen bir maliyet oluyor. Sanal ofis, registered agent genelde düşük oluyor; yıllık 50 Dolar civarı oluyor. 50, 100 diyelim ona da. CPA işi işlem olup olmamasına göre değişiyor. Ne kadar çok muhasebeleştirmek gerekir, ona göre değişiyor. Ama eğer hiç işlemi yoksa mesela yıllık sadece bütün bu toplayıp bilgileri beyanname olarak sunmak gerekiyor. Hiç işlemi yoksa da bu noktada önemli bu arada. Hiç mesela faaliyeti yoksa bile şirket kurulduktan sonra hiç faaliyet yapmamış bir LLC’nin de beyanname vermesi gerekiyor. Faaliyetsiz beyanname yani no activity beyanname vermesi gerekiyor. Biz bunları sanıyorum 550 Dolar civarı oluyor onun da ücreti. Dolayısıyla minimumda herhalde yine 550 oradan desek 600 şey ile birlikte desek herhalde 1200 ile 2000 arası değişecektir yıllık toplam maliyeti.

C: Ama tabii kestiğimiz fatura sayısı vesairesi falan filan bunlar tabii artıracak olan şeyler.

B:Tabii, kesinlikle.

C: Çok güzel bir soru görmüştüm; onu kaybettim. Onu bulana kadar şu soruyu soracağım size: Amerika’da vergi vermek için fiziksel ofisiniz veya çalışanınız vb. şartların olması gerektiği söyleniyor yoksa Amerika’da hiç vergi vermeyebileceğimiz söyleniyor. Ne kadar doğru? 

B: Bu yanlış bir bilgi; bize de bu soru çok geliyor. Burada önemli olan biraz hukuki yani terminoloji olarak şunu kullanacağım: Buradaki konu şu; U.S source income yani Amerika içerisinden, income: gelen, şirketin income’ı Amerika içerisinden geliyorsa Amerika Devletine vergi vermek ile yükümlü. Fakat state vergisi, eğer burada yaşamıyorsa kişi orada belki şey olabilir… Eyalet vergisi konusunda belki bazı gevşeklikler olabilir.

Fakat bunun ile birlikte bazen şöyle bir soru geliyor, bazen şöyle bir durum oluyor bunu da söylemiş olayım o da oradan geliyor bence yanılgı olarak: Firma burada kurulmuş fakat firma bilgisayar oyunu üretiyor ve şirket burada kurulmuş. Şirket sahipleri, oyunu üreten yazılımcılar Türkiye’de ve satışta Türkiye’ye yapılıyor. Yani income source Türkiye’de aslında, Türk vatandaşı alıyor fakat şirket burada. İşte o noktada orada bir yine şirketin yapısına bağlı olarak orada da eğer C Corp ise bir şey yapılamıyor ama eğer LLC ise orada o zaman bir vergi muafiyeti çıkabiliyor. Yani bunu çok az kişi bilir aslında, buradaki şeyi: Vergi boşluğu diyebiliriz. Fakat bu vergi boşluğunu bir şekilde alıp sanki… Şey gibi: Böyle bir şey mi varmış! O tam olarak öyle olmuyor. Büyük ihtimal %99 zaten buraya vergi ile yükümlü oluyor. Bu bahsettiğim konu çok spesifik konu olur bazen. Genelde zaten Etsy‘de, burada veya Amazon’da satış yapanlar zaten Amerika’da ki tüketiciye satış yaptıkları için o vergi muafiyeti onlara olmuyor.

C: Bir başka bilmece gibi sorumuz var: Kanada’dan Amerika’ya Amazon FBA satış yapıyorum. Malları ben Amazon deposuna gönderiyorum o depodan Amazon müşterilere gönderiyor. Amerika’ya herhangi bir gelir beyanında bulunmak gerekiyor mu? Evet ise nasıl?

B: Kanada’da mı yaşıyor bu kişi acaba? Eğer şimdi… Eğer kendi yaşadığı… Eğer zaten şirket kurmadıysa burada, Amerika’da o zaman kendi oturduğu, resident olduğu ülkeye sorumlu oluyor. Ama eğer burada bir şirket varsa nereden geldiğinin o zaman bir önemi yok. Yine buradaki şirketin geliri burada vergilendiriliyor.

C: Anladım. Bir sorum var. Mesela şirket Amerika’da biz buradayız, burada faaliyet gösteriyoruz. Hem Türkiye’ye hem Amerika’ya satış yapıyor olabiliriz. Gelir farklı kaynaklardan olabilir ama burada malzeme alıyorum. Bunu peki gider olarak gösterebilir miyim Amerikadaki şirkete?

B: Gösterebilirsiniz.

C: Buna peki mesela, dijital ürün yapanlar için soruyorum, photoshop satın aldım Adobe’dan, bilgisayar aldım, bunlar falan gibi şeylerde dahil yani gösterebiliyoruz.

 B: Tabii, gösterebiliyorsunuz.

C: Muhteşem bir şeymiş. Bizi Azerbaycan’dan izleyenler var. Onlarda diyorlar ki: Azerbaycan’da hizmet verdiğiniz müşteriler var mı?

B: Evet, var. Azerbaycan’dan hizmet verdiğimiz bir çok müşteri var aslında. Bazı Amazon grupları varmış sanıyorum. Bizi oradan refere ederek bulan bir çok Azerbaycan’dan müşterimiz var. O yüzden memnuniyetle onlara da yardımcı olmaya hazırız.

C: Sizin bir şeyiniz vardı aslında benimle böyle tatlı tatlı konuşuyorsunuz ama siz normalde aslında baya büyük firmalara hizmet veren bir firmasınız. Bir sunum vardı, ondan göstermek istiyorum. Yani Türkiye’den Ege Seramik… Tanıdığım markalar bakıyorum. Burada bir sürü Karsan gibi firmalara aslında hizmet veriyorsunuz.

B: Evet, bizim yani… Biz şöyle: Kesinlikle çok kurumsal, burada gördüğün gibi isimlerde olan firmaların Amerika’da ki tüm operasyonlarını, mali müşavirlik işlemlerini biz yapıyoruz. Bu arada bu firmalarda zaten bir çok farklı state’te faaliyet gösteriyorlar. Ama bunların yanında bir çok Amazon’da satış yapan küçük girişimcilerimiz, sıfırdan milyonlarca dolara ulaşan, birlikte başarı hikayelerine tanıklık ettiğimiz müşterilerimiz oluyor. Bir çok, gerçekten çok inspiring; başarı hikayelerini o kadar çok görüyoruz ki. Ben çok zaten hep mutlu oluyorum onlarla birlikte bu yolu yürüdüğümüz için. Bunun dışında tabii ki küçük firmalarla da çalışıyoruz, Amerika içerisinde lokal firmalarla da. Ve sektör olarakta hiçbir ayrım yapmıyoruz tüm sektörlere hizmet veriyoruz. Software konuları sektörü olsun, restoran konuları olsun. Bu arada Amerika’ya gelerek burada gerçekten yaşamayı düşünen girişimcilere de biz yol gösteriyoruz tabii ki. Bunda da çalıştığımız çözüm ortaklarımız var. Immigration, göçmenlik avukatları olsun ya da burada eğer mesela bazı müşterilerimiz işi kuruyorlar, belli bir noktaya getirip sonra yatırımcı vizesi için satıyorlar. Bu tarz böyle konularda da bazen bir araya getirdiğimiz müşterilerimiz oluyor. O yüzden dediğim gibi her seviyedeki firmaya kişisel, tamamen şahıs şirketi olan; o şekilde iş yapmaya çalışan, girişimci olan her yaştan girişimciye aynı zamanda da kurumsal müşterilerimize ona göre hizmet sunabiliyoruz.

 C: Bir soru var, ilginç bir soru. Üç senedir Amerika’da bireysel hesapla satış yapıyorlarmış. Geçmiş yılların vergisi konusunda bir sorumluluk var mıdır? Bu nedir? Şirket kurmaya çalışırken bir anda karşılarına çıkar mı böyle bir sorun olarak?

B: Bu geçmiş yıllar Amazon’da bireysel hesapla satış yapanlar Türkiye’de vergi beyannamelerini yapmaları gerekiyor ama burada da bir W8 diye bir form var : W8 BEN diye geçen form var. O, onların bulundukları, yaşadıkları ülkeye vergi beyannamesi yapacaklarını beyan ediyormuş gibi bir şey aslında buradaki ülkeye oluyor. Onu doldurdularsa zaten bence o zaman bir sorunları olmayacaktır. Doldurmadıysalar orada bir bakmak gerekebilir onların özel durumuna göre.

 C: Peki, kişi Amerika’da ve kendi bireysel hesabına ödemeleri almış mesela kendi banka hesabına almış. O zaman zaten vergisini veriyor olması gerekir herhalde. Buradaki gibi değildir mesele değil mi?

 B: Yani orada ben bu şeyi… Buraya, bu ülkeye şey yapıyorum diye W8 Ben şeyini doldurdularsa o zaman Türkiye’ye beyan edeceklerini beyan etmiş oluyorlar aslında. Oradaki noktaya bir bakmak gerekiyor. Onun dışında da eğer burada hesap, banka hesabı açtığında… Yani parayı direkt Türkiye’ye göndermediyseler, buradaki bir banka hesabına geçtiyseler ona da tabii bir bakmak gerekebilir. Çünkü buradaki bankacılık sisteminde bankalar ile maliye arasında sürekli bir iletişim geçiyor. Dolayısıyla bu hesapta böyle bir para girişi var diye bu şekilde maliyeye böyle bir bilgi gidipte şey olursa ona da bir özel bakmak gerekebilir. Öyle söyleyeyim.

 C: Ziya Bey hiç sizinle konuşamadık ama size bir soru var şimdi sizin cevaplamanız daha uygun olur diye düşünüyorum. Diyorlar ki: Manay CPA’den hizmet alsak sizin dışınızda Türkçe bilen çalışan var mı? diye bir soru var. Ziya Bey arkadaşlar Manay CPA’in Türkiye bölge müdürü. Sizden dinleyelim işin bu kısmını.

 Z: Evet, teşekkür ederiz. O kadar keyifli ve güzel bir sohbet oldu ki o yüzden bende bir yandan da işin uzmanı konuşurken bende bu güzel sorularla oradaki püf noktaları not aldım, o yüzden teşekkür ederim. Manay CPA olarak uzun zamandır Türkiye’de ki müşterilere hizmet veriyorduk. Fakat bu pandemi ile birlikte Amerika pazarına olan ilgi, oradaki Türk firmalarının Amerika pazarına daha hızlı ve süratli açılma isteği ile burada yoğun bir talep oldu ve burada yaklaşık üç ay oldu Türkiye’deki irtibat ofisimizi kuralı. Ve buradaki irtibat ofisine ben liderlik yapıyorum. Benim ile birlikte yedi arkadaşımız daha başladı Türkiye’de. Tabii ki hepimiz Türkçe konuşuyoruz ama Amerika’da da önemli bir takımımız var. Hatta onunda ekran görüntüsünü paylaştım. Dilerseniz ekrana aktarabilirsiniz onu. Amerika’da ki takımımızın da yarısı yine Türkçe konuşuyor yarısı da İngilizce dilinde hizmet veriyor. Hem Türkiye’de hem Amerika’da hizmet almak istedikleri takdirde bütün konularda kendi ana dilleri ile müşterilerimize hizmet verebiliyoruz.

 C: Teşekkür ederiz. Bu gerçekten çok önemli bir şey bu arada çünkü ben çok iyi İngilizce konuşuyorum ama vergisel bir şey olduğunda İngilizce konuşmak istemiyorum yani Türkçe derdimi anlatmak istiyorum.

B: Hiç kendinizi kötü hissetmeyin Türkiye’de ki bu böyle en büyük kurumsal firmaların başındaki CEO’lar bile sizinle aynı fikirde. O yüzden onlarda bizimle konuşmak istiyorlar. Hatta bazı büyük firmalardan bir kısmı ”Ne olur siz bize hatta finansal tabloları hazırlayınca Türkçeye de çevirip öyle gönderin.” diyorlar. Biz onu da gerektiğinde yapıyoruz. O yüzden kendi dilimizde gerçekten konuşup anlaşmak paha biçilmez bence de, katılıyorum.

Z: Sadece Türkiye’dekiler için değil Amerika’da yaşayan Türklerde aslında buna çok dikkat ediyor; bir çok arkadaşım, dostum ya da hakeza Manay CPA’den destek alan firmalar. Avukatları olsun, CPA’leri olsun ve bir de doktorları olsun olabildiğince Türk olmasına ve Türkçe iletişim kurabilmeye çok önem gösteriyorlar. Zaten bir söz var: Amerika’da bir iş yapmak ve başarılı olmak istiyorsanız iyi bir avukata ve iyi bir CPA’ye sahip olmalısınız. Bir de aynı dili konuşuyorsanız o zaman bu çok daha kolay ve hızlı olmuş oluyor.

C: Avukat demişken, siz avukatlık hizmeti vermiyorsunuz doğru biliyorum değil mi?

B: Evet ama bizim çözüm ortaklarımız var yani sürekli müşterilerimize güvenerek, bizim kadar iyi ilgilenebileceğini bildiğimiz çözüm ortaklarımız var. Göçmenlik avukatı olsun, ticari konularda olsun, işçi, işveren kanunları olsun ya da trademark registration dediğimiz bu marka registration konuları olsun bunlar zaten özellikle de Amazon’da satış yapmak için çok gerekli ve önemli oluyor. Bu stratejik bir şey aslında: Trade mark registration. Onu da biz yine dediğim gibi çözüm ortaklarımızla çözüyor oluyoruz. Çünkü gerçekten güvenebileceğimiz… Bir de bizim aracılığımızla giden müşteriye özel ilgi gösterilmesini de tabii… Görüyoruz yani bunu da gördüğümüz için orada böyle bir avantajımız var. Hani neredeyse kendimiz yapıyormuşuz gibi oluyor bir elden anahtar teslim gibi her konuda yardımcı olmaya çalışıyoruz müşterilerimize. Onu da öyle çözümlüyoruz.

C: Ben de bu yayını izleyip de size ulaşanlar için özel ilgi bekliyorum sizden. 

B: Evet, kesinlikle büyük bir zevkle.

C: Şimdi… Yukarıda bir soru vardı onu kaçırdık: CPA, buradaki yeminli müşavirlik ile aynı şey mi? diye başlarda biri soru sormuş gözümden kaçmış benim. CPA’ler Amerika’da ne yaparlar? Bu slayt üzerinden daha anlayabileceğimiz şekilde olabilir belki de görmek.

B: Tabii. CPA’ler Amerika’da biraz daha farklı aslında şey olarak İmza yetkisi olarak YMM gibi çalışıyor ama YMM’ler daha kısıtlı şeyler yapabiliyorlar Türkiye’de. Biz aslında SMM’lerin yaptığı her işlemi de yapıyor oluyoruz. YMM’ler bazen defter tutma, bordrolama yapma gibi böyle işlemlere girmiyorlar ya da denetleme yaptıkları defterleri… Yani burada o da var tabii denetleme yapıyor olsaydık biz de bazı işlemleri yapmıyor olurduk ama biz denetleme işine hiç girmiyoruz. Orada bağımsızlık önemli çünkü bağımsız denetim olayı önemli. Ona hiç girmediğimiz için biz bütün işlemleri A’dan Z’ye; mali müşavirlik işlemleri tabii ki, Amerika’da yeni şirket kurulmasından itibaren bütün beyannamelerin yapılması veya burada bir ofis açılıp da eleman alınacaksa bordrolama işlemleri yapılması. Tabii ki her kişi bazında yine vergi beyannamelerinin yapılması. Bunun dışında bütün tabii ki defterlerin tutulması, amortisman çizelgeleri… Klasik bütün mali müşavirlik ofisinin yapacağı işlemleri burada biz yapıyor oluyoruz. Bunun dışında tabii ki vergi danışmanlığı burada çok hassas bir konu. Çok çünkü değişkenli ve kompleks. Türkiye’deki gibi öyle çok tekdüze bir vergi sistemi yok ya da en azından her tarafta aynı olan bir sistem değil. Dolayısıyla o konuda tabii danışmanlık hizmetlerimiz çok önemli oluyor. Bir de bu arada benim CPA lisansı dışında CTC lisansım var o da Certified Tax Coach anlamına geliyor ve o vergi boşluklarında en iyi kullanma yöntemi olarak aslında onu da çevirebiliriz. Bunun dışında Amazon özelinde burada depolama çözüm ortaklarımız var; depolama konusunda yardımcı olabilecek. Burada market araştırması yapılabilecek… Dediğim gibi daha önce marka konuları, markaların register edilmesi konuları Annual registration dediğimiz eyalet bazındaki şeylerin… Vergi numaralarının sürekli yenilenmesi de gibi durumlar var. Bunların hepsini biz takip ediyor oluyoruz yani bütün kağıt işlemleri bizim elimizden geçiyor diyebiliriz. Bu şekilde

 C: Şurada Green Card’ı da görmüşken şu soruyu sormak istiyorum : Amerika’da şirket kurmak, orada yaşama hakkı verir mi? Bildiğim kadarıyla şirketi açtık hop gidemiyoruz galiba veya kaç sene sonra veriyor? Vatandaşlık için ne zaman başvurabiliriz?

B: Evet, bu soru şöyle; Amerika’da şirket kurmak kesinlikle burada yaşama hakkı vermiyor ama tabii ki burada yaşamak için adımlardan biri olabilir. Mesela ”Yatırımcı vizesi” gibi bir vize tipi var. Yatırımcı vizesi ile Amerika’ya gelmek istenildiğinde ilk yapılacak adım: Amerika’da şirket kurmak olacaktır. Bunun dışında başka tür tabii ki vizeler de var. Eğer belli bir mesela teknoloji alanında buluş yapabilen biri varsa ona uygun tip bir vize olabiliyor burada yaşamak yolunu açan. Ya da ticari vize olabiliyor yani yatırımcı vizesinin bir değişik versiyonu da iki firma… Türkiye’de bir firması olan kişi burada da firma açtığı zaman, iki firmanın arasındaki ticareti kanıtladığı zaman… Belli bir tabii ki rakama ulaşan bir ticaret. Orada da yine yatırımcı vizesine benzer bir vize alabiliyor. O şekilde tabii o bir süreç. O ayrı bir işlem kesinlikle. Ve vatandaşlık kısmına gelene kadar da baya bir tabii zaman ve yine bir süreç geçiyor çünkü öncelikli Green Card yani önce yatırımcı vizesi sonra onu Green Card’a çevirmek, Green Card’a çevirdikten sonra da bir beş sene sonra ancak vatandaşlığa başvurmak işlemi olabiliyor. Bu tabii ki benim bildiğim kadarıyla bunlar biraz göçmenlik avukatı konuları. Ama benim bildiğim kadarıyla, yanlış bilgi olursa da kusuruma bakmasın kimse diyeyim.

C: Yok, daha burada bir sürü şeyler var; sorular var. ”FBA yaparsam şöyle olur mu?” falan diye. Amazon uzmanı olmadığınızdan dolayı onları size yöneltmiyorum tabii ki. Onun için Yiğit Tuna’yı çağırabiliriz başka bir Webinar’a. Bir soru var: Şirket ortağı olarak Amerikadaki arkadaşıma vekalet versem LLC şirket adına ulusal bir bankada hesap açtırabilir miyim?

B: Vekalet konusunda LLC şirketi ise şirketin içinde biraz yani bankadan bankasına değişmekle… Biraz yine zor onu yapmak. Çünkü şirket içinde hisse yani ortaklık arıyorlar LLC’ler için. Ama C Corporation’lar, anonim şirketlerde birisine vekalet vererek bu işlemi yapabiliyorsunuz. Fakat LLC’ler de bir ihtimal olma ihtimali var bunun, birazda bankacıya göre değişiyor malesef orada gittiğiniz bankacı ne yaptığını biliyorsa ”Tamam ben bunu halledeceğim.” diyor; yapıyor. Bazen ”Yok siz ortak değilsiniz, olmadı.” falan gibi bir sonuç oluyor. Burada yalnız bu kişinin arkadaşının social security numarasını bu bankada ki şeye giriş yapması gerekiyor. Yani eğer o kişinin orada onun gerçekten ne yaptığını biliyor ve bir sorumluluk alıyor olduğunu anlaması gerekir onu da söylemiş olayım.

C: Tamamdır. Başka bir sorum var, diyor ki: Single member LLC şirketi ,yani tek kişi ile kurulmuş LLC şirketi için, kredi skoru nasıl oluşturulabilir? Basit bir yol haritası varsa paylaşmanız mümkün mü?

B: Kredi skoru burada tabii kişisel bazda aslında ilerliyor ama şirket bazında da var kredi skoru tutulan platformlar var. Burada aslında herhalde yapılabilecek en iyi yöntem şu olabilir diye düşünüyorum şu anda aklıma gelen: Bu LLC şirket adına bir sözleşme, kira sözleşmesi yaparak utility bill alınabilir ve o utility bill her ay tam düzenli ve zamanında ödenirse böyle güzel kredi skoru bence oradan oluşabilir. Bu konu biraz böyle şey bir konu sophisticated bir konu çünkü eğer social security numarası yoksa bu kişinin bu LLC ITIN numarasını kullanarak böyle bir yöntem izleyebilir diye düşünüyorum. Social security numarası varsa zaten tamamen ayrı bir sistem o takip edilen sistem. Orada da yine hep bu şeye geliyor aslında hani düzenli fatura ödeyip ödemediğini kanıtlama konusuna geliyor. Orada benim demek ki bir fatura oluşturmam lazım. Bir fatura şirketin adına geliyor olması lazım oluyor. İşte burada da aklıma gelen herhalde bu utility bill’i hallederek, onu düzenli olarak ödeyerek bir kredi skoru oluşturulabilir diye düşünüyorum.

C: Anladım. Şimdi, bir sürü şey ile ilgili soru var: gümrükler ile alakalı, Amazon depoları ile alakalı bir sürü şeyler var. Bana başka Webinar’lar için ilham verici oldu ama size onları tabii ki sormuyorum. Arada lafı geçiyor ITIN numarası ya da nasıl okuyorsunuz onu ”aytın” mı?

B: Ay- ti- ey- en.

C: Onun hakkında bilgi verir misiniz, nasıl alınır? Nedir yani bu?

B: Evet, bu soru çok soruluyor bize de hatta bununla ilgili biz de bir video çekip yayınlamayı düşünüyoruz. Şimdi ITIN konusu nedir? Social security numarası yani sosyal güvenlik numarası olmayanların Amerika’da vergi ödeyebilmesi için yani zamanında devlet şey demiş: Tamam, burada social güvenlik numarası vermiyoruz bu kişilere ama bu kişinin burada bir geliri var. Vergiyi bu kişiden nasıl alacağız? diye bu çözümü üretmişler. Dolayısıyla kişisel bazda vergi numarası demek bu, açılımı individual tax identification number olarak geçiyor. Ve bu eğer… Bu birçok kişiye maalesef… Direkt bu konu aslında uyuyor oluyor çünkü sosyal güvenlik numarası olmayan kişinin burada ver… LLC şirket açması demek ve şirket kurulduktan sonra şirketin kendi numarası oluyor evet fakat sonra LLC yapılarında vergi ödemesi kişisel bazda ortakların kendi beyannamelerinde beyan edilerek ödeniyor. Bu noktada işte ITIN gerekli oluyor çünkü her kişi, her ortak olduğu firmanın kendi payına düşen karının üzerinden vergi verebilmesi için veya eğer zarar da varsa yine o da önemli bazen o konuyu atlıyorlar ”Zaten şirket zararda ben vergi vermesem de olur.” yani vergi beyannamesi yapmasam da olur diye düşünüyorlar fakat o zararı bir sonraki seneye aktarabileceğini düşünmüyorlar. Şimdi bir sonraki sene kar ettiği zaman o bir önceki yılın vergi beyannamesini yapmadıysa o zarar o tarafta kalmış oluyor. Dolayısıyla orada bir kayıp yaşanıyor. Bunu da engellemek için ben hep onu anlatıyorum çok zarar varsa da mutlaka beyannamenizi yapıp o zararı beyan edin çünkü bir sonraki seneye atlıyoruz. Burada bunları nasıl alabiliriz? En basit yolu bunun yani en güvenilir, garantili yolu vergi beyannamesi ile başvuru yapmak. Beyannameyi hazırlıyoruz tax id numarasını boş bırakıyoruz ve bu başvuru formunu ekliyoruz. Bu başvuru formu ile birlikte beyannameyi özel bir adrese gönderiyoruz veya beyan ediyoruz. Oradan da sonuç gelmesini bekliyoruz. Bu da bu arada uzun süren bir sonuç, şey oluyor süreç. Çünkü özellikle bu dediğim gibi Korona’dan dolayı iki, üç ay geriye düştüğü için maliye onu hala tam toparlayamadılar.

C: Süreci daha iyi anlayabilmemiz için çünkü burada bir sürü şeyler var, bireysel sorularda var ”Çocuğumun vatandaşlığı var süreç nasıl gider?” falan gibi çok özel sorular var. Onlar için sizden danışmanlık alınması daha doğru olur diye düşünüyorum burada hani tek tek özel durumları konuşmak yerine. O yüzden aklımdaki soru şu: Geldik Ziya Bey ile görüştük ya da ekipten birisi ile görüştük, şanslıysak Burcu Hanım ile görüştük. Süreç nasıl ilerleyecek? Ne yapıyoruz? Ben şirket açmak istiyorum dedim size, nasıl ilerler süreç?

B: ”Şirket açmak istiyorum.” dediğiniz noktada önce sizinle tam olarak ne yapmak istediğinizi konuşuyoruz yani onu bir anlamak istiyoruz ki ileride mesela buraya yerleşmek istiyor musunuz? Ya da burada depo açmak istiyor musunuz? Hiçbir zaman burada bir satış elemanınız olacak mı? Depo elemanınız olacak mı? Hangi eyaletlerde olmanız sizin için faydalı olabilir? Veya yaptığınız ticaret belli bir eyalette odaklanıyor mu? Gibi bu tarz önce bir analiz gerekiyor. Bunun akabinde şu eyalette, şu tipte bir şirket kurulması kararı verildiği noktada şirketinizin adı ne olacak? Diye fix sorumuz geliyor ama biz bunu ne yaptık? Tabii ki bu yıllar içerisinde artık bu sorduğumuz sorular belli noktalarda zaten birleştiği için onların hepsini böyle bir soru şeyi hazırladık biz. Bir questioner diye geçiyor ona. İşte bir questioner gönderiyoruz ve onu doldurmanızı istiyoruz sizden. Ortaklar kim olacak? Yüzde kaç pay olacak? Adres olarak ne düşünüyorsunuz? Sanal adres düşünüyorsanız onlarda da belli bizim kullandığımız yerler var, onları öneriyoruz ama tabii ki isteyen istediği yerden adres alabilir. Registered agent adresini eğer Georgia’da kurulacaksa, biz Atlanta Georgia’da olduğumuz için biz verebiliyoruz. Onun dışındaki eyaletlerde yine belli yerlere yönlendiriyoruz oradan almalarını söylüyoruz. Sonuçta biz adım adım ilerletiyoruz işi dolayısıyla bir kişi sizin kontağınız oluyor, o kişi sizin imzanızı alıyor zaten gerekli formları dolduruyor, imzanızı alıyor ve süreci başlatıyor. Sonrasında da size nasıl ilerleme… Bir sonraki adımın ne olacağını da anlatıyor ve o şekilde tamamlıyor süreci.

C: Bu süreçte şimdi pandemiden dolayı üç, dört ayı bulabiliyor dediniz. Eğer vatandaşlığınız veya Green Card’ ınız yoksa.

B: Aslında belki şimdi son zamanlarda mesela belki bir, iki ay içerisinde de alan oldu ama ben yine de böyle şey yapmak istemiyorum çünkü hani baştan o beklentiyi şey yapmak istiyorum. Hani bir ihtimal bir, iki ay içerisinde çıkabilir fakat üç, dört aya da uzayabilir gibi toparlıyorum ki sonradan böyle bir hayal kırıklığı olmasın diye.

 C: Tamam, teşekkür ederim cevap için. Peki… Şeyi sormuştum burada yaptığımız giderleri gösterebiliyor muyuz orada… Ödemeleri gider diye gösterebiliyor muyuz? diye sormuştum. Siz de ”Evet” demiştiniz. ”O zaman bu Amerika’nın hesaplarından mı yapılmalı?” diye bir soru var.

B: Türkiye’den yapılan hesaplarda gösterilebilir gider fakat orada tabii ki kağıtlar… Nasıl diyeyim… Yani faturaların, ödemelerin yapıldığının kanıtlanması. Karşındaki faturaların alınmış olması yani öyle hani o konularda biraz güvene dayalı bir sistem var Amerika’da zaten. Eğer gerçekten böyle bir harcama vardı ve karşılığında da şu yapıldı diye mantıklı bir çerçevede açıklama yapıldığı sürece sorun yaşanmayacaktır ve Amerikan bankasından yapılması şartı da yoktur ödemenin.

C: Peki, ben mesela Lunis Medya şirketini Amerika’da da açtım. Hem orada bir hizmet satıp hem de aynı zamanda ürün satışı yapabilir miyim? 

B: Burada o konu biraz şey… Güzel soru. Tek şirket altında farklı faaliyet alanlarında iş yapmam mümkün mü? Teknik olarak mümkün ama Türkiye’de ki gibi böyle… Türkiye’de galiba sanayi, ticaret, bir şey, bir şey… Böyle bir sürü kenarına isim ekleniyor galiba şirketlerin.

C: Evet, bizim mesela Lunis Medya, Reklamcılık, Pazarlama, Elektronik Ticaret falan diye devam eden bir adımız var

B: Valla burada o konu vergi beyannamesi yaparken biz tek bir kod seçebiliyoruz. Ticaret mi, pazarlama mı? Hizmet mi? yani tek bir burada bir böyle bir NACE diye bir kod var. N-A-C-E öyle bir kod var şimdi söyleyemedim. O kodu seçmemiz gerekiyor ve o kod ile birlikte normlar belirleniyor IRS’in içindeki yani siz reklam şirketiyseniz, sizde ne bileyim şöyle bir gider olmaması gerekiyor. O kalem onunla match ediliyor. Dolayısıyla o kod önemli oluyor. Buna da ne demek oluyor? Ben şöyle her zaman öneriyorum müşterilerime. Yaptığınız ikinci iş çok küçükse o zaman birlikte yapmaya devam edebilirsiniz. Çok önemli değil diyorum ama iş büyümeye başladığı noktada kesinlikle ayırmalıyız çünkü her iki işin kendine göre geliri, kendine göre gideri oluyor ve o giderlerde dediğim gibi belli normların şeyine göre takılabiliyor, denetlemeye takılabiliyor yani. Böyle çok alakasız bir sektör kodu girildikten sonra o sektörle hiç uymayan bir gider kalemi girildiyse orada siz bir denetime takılabiliyorsunuz ve böyle bir risk oluşabiliyor. O yüzden ben her zaman için yapılan işleri ayırmayı öneriyorum. Sadece dediğim gibi eğer küçükse iş o zaman değmez de diyorum yani. Ayırmaya değmeyebilir yani çok küçükse.

C: Peki, mevcut şirketimiz var, Lunis Medya üzerinden gidelim. Şube olarak açacak olsam yani yeni, sıfırdan ABD’de bir firma açmayayım da Lunis Medya’nın şubesi Amerika’da olsun gibi desek orada süreç nasıldır?

B: Orada süreç… Biz onda da çok soru alıyoruz. Kesinlikle tavsiye etmiyoruz biz şube açmayı çünkü Türkiye’de şube açıldığı noktadan itibaren, Türkiye’de diyorum. Amerika’da Türkiye firmasının şubesi açıldığı noktadan itibaren Amerikan hükümeti Türkiye’deki firmanın tüm finansallarını ve bilgilerini Amerika’ya beyan etmemizi şart koşuyor. Dolayısıyla orada böyle bir, gereksiz bir işlem yükü oluşuyor. O yüzden burada en doğru yapmak gereken iki… Oradaki firma buranın iştiraki olursa şubesi değil de iştiraki yani daha doğrusu sahibi olursa en kolay işlem o şekilde yürüyor ya da ortaklar aynı şekilde aynı yapıyı kurarak burada da bir firma açıp yine iki firma arasındaki gidiş gelişi, faturalaşmayı yönetebiliyorlar.

C: Teşekkür ederim cevap için. Bu mesela Estonya’da… Affedersiniz. Estonya’da şirket açarken belli bir sermaye yatırmamız gerekiyor. Orada açtığımız banka hesabı içerisinde ve bu da bir sene içerisinde yatırılması gerekiyor mesela. Amerika’da böyle bir şey var mı?

B: Çok kolay bir soru yani çok kolay bir cevap; yok. Amerika’da sermaye zorunluluğu yok. İsteyen 1 Dolar ile, isteyen 1M Dolar ile şirket açabilir, sermaye koyabilir. İlk yıl olmasını bize söylüyoruz fakat sonraki yıllarda yine sermaye artırımı yapılabilir ama kesinlikle bir yatırma zorunluluğu yok.

C: Bir soru var; tam sizin uzmanlığınız değil ama biliyor olabilirsiniz ya da en azından belki kime danışacağımızı söylersiniz diye soracağım: Amerika’da biz vergimizi ödedik, şirketin vergisini sonra aynı geliri ben bir şekilde parayı sonuçta Türkiye’ye çekeceğim kendi şahsi hesabıma ya da buradaki şirketimin hesabına. Tekrardan vergilendirme oluyor mu? Burada çifte vergilendirme nedir ne değildir belki…

B: Evet, evet. Yok, bu tamamen bizim konumuza giriyor zaten aslında. Bu arada çalışanlarımızın arasında SMM’ler de var. Türkiye’de mali müşavirlik belgesi olan arkadaşlarımızda var. Dolayısıyla onlar hem buranın sistemini, hem oranın sistemini çok iyi bildikleri için ikisini birden karşılaştırarak bu özellikle çifte vergilendirmeyi engelleme yasasını ve anlaşmasını çok hakim bir şekilde biz uyguluyoruz. Bununla ilgili zaten birçok sürekli bizim yani çalıştığımız bir konu bu. İşte Türkiye’de emekli gelirim var, burada yaşıyorum veya Amerika vatandaşıyım oradayım gibi böyle durumlarda da yani bunlar yine devreye giriyor. Burada verginizi ödedikten sonra Türkiye’de bir daha o şey üzerinden vergilendirmeye tabi olmuyorsunuz ama tabii ki teknik olarak orada yapmanız gereken işlem nedir detayını bilmiyorum ama oradaki mali müşavir ile mutlaka ”burada bu gelir kazanıldı ve şu ödeme yapıldı” diye orada da belki beyan edilmesi gerekiyor olabilir ama tekrar vergi ödemiyorsunuz o konuda cevap net.

C: Ya çok büyük ihtimalle haftaya da Ümit Sayıner ile birlikte bir şeyimiz olacak. O da burada Türkiye’de şirket kurmayı ve buradaki o vergilendirmeyi falan anlatacak; orada tekrardan soru şey yaparız… Detaylandırırız. Bu dediğim gibi hani direkt Türkiye’deki konu ile ilgili olduğu için sizden zaten ”Şudur!” diye bir cevap beklememiştim. Yaptığınız için çok teşekkür ediyorum. Biraz daha önceden konuştuğumuz konular üzerine sorular gelmeye başladı belki kaçıran arkadaşlarım ya da geç açan arkadaşlarım olmuş. Bir de hiç sizinle alakası da olmayan işte bu gümrüktür vesairedir konuyu çok dağıtacak sorular var. Bu sebeple ben… Daha fazla soru sormayacağım, size tek bir soru soracağım: Başka bize anlatmak istediğiniz bir şey var mıdır konu ile alakalı? Nelere dikkat etmeliyiz belki? Ya da Manay CPA’ de süreçler daha başka benim sorduklarım dışında neler oluyor? Falan gibi bir şeyler bilgi verir misiniz?

B: Yani şunu söyleyebilirim; kesinlikle buradaki sistem ne diye alınması gereken, özellikle ek bir parası hani derler ya ekmek teknesi mi doğru şeye bağlamak lazım. Özellikle burada böyle gelir kazanacak bir raddeye gelen bir işimiz varsa onu… Evet, çok güzel bir slayt açıldı. Burada yapılabilen evet hatalardan en büyük hangi hatalar var? Doğru analizi yapmamış olmak. İsterseniz bunu hemen aslında Ziya’ya ben bırakabilirim. Ziya Bey siz devralın isterseniz.

Z: Kısaca ben özetleyeyim. Güzelde bir sunum hazırlamıştık ama parça parça hepsini aktarmış olduk sizin yönelttiğiniz sorularla çok güzel oldu. Tabii Amerika pazarına girdiği zaman girişimcilerin yaptığı hataları şöyle toplayacak olursak birincisi: Bir kere pazar araştırması, piyasa araştırması yapmaları gerekiyor. Ellerindeki üretmiş oldukları bu ürün o pazarda, o piyasada, o müşterilerde bir karşılık bulacak mı? Bunu en baştan doğru yapmak lazım. Nakit akışı dediğimiz kısımsa çok kritik. İşler iyi giderken bile girişimcilerimiz batabiliyor. Hatta ”İşler çok hızlı büyüdüğünde işin altında kalmak” diye bir tabir var burada. İşte o nakit akışını doğru planlamak gerekiyor ürünleri sattıkça, cirolar yaptıkça stoğumuza yeni ürünler koyup finansımızı ayarlamamız gerekiyor. Şirket tipi, eyalet seçimi kritik önemli yaptığımız iş ve gelecek planlarımızla alakalı. Sonrasında çok güzel dediniz, vergi Amerika’da cinayetten sonraki en büyük suç. Buraya çok dikkat etmek gerekiyor vergi konusuna . Transfer fiyatlamasına da bahsettik aslında her iki tarafta da şirketimiz varsa Türkiye’de ve Amerika’da elde ettiğimiz kazancı Türkiye’ye getirirken ki o vergileme… Nasıl vergilendireceğimiz ile alakalı çok önemli püf noktalar var; uluslararası vergi dediğimiz. Hatta bizimle birlikte çalışan büyük ölçekli firmalara verdiğimiz bu vergi danışmanlığı hizmetleri ile ortalama yıllık 25.000 Dolar’ların üzerinde vergi kısmından tasarruf yapmalarını sağlıyoruz doğru şekilde bu ticaretlerini vergilendirmeleri ile alakalı. Tabii ki şirketin IRS’le olan bütün ilişkileri, süreçleri, yazışmaları hatta yeni girişimciler bile bazen şirketi kurduktan sonra ”Nasıl olsa ticaret yapmadım.” diyor ve bir, iki yıl boyunca onu unutabiliyor; kenarda kalıyor. Daha birkaç gün oldu Türkiye’deki girişimci bir arkadaşımızda yıllık 25.000 Dolar’dan 50.000 Dolar’lık cezai bir durum ile karşı karşıya. Şimdi o konuda biz devreye gireceğiz, o cezayı ödemeden hiç ticarette yapılmamış gerçekten. Hemen IRS’e savunmasını yapacağız arkadaşımızın adına, o cezayı kaldırmaya çalışacağız. Yani bazen para da kazanmasanız bile o yapmadığınız ticareti, kazanmadığınız parayı da IRS’e bildirmek gerekiyor. Bu hatalar olur.

C: Bizi koru Ziya Bey.

Z: Biz burada yanınızdayız ama o yüzden içiniz rahat olsun. Küçük bir önerimizde şu olabilir: İşte doğru ürün seçimi çok önemli. Ben şunu görüyorum girişimcilerimizde özellikle; Türkiye’deki ellerindeki ürünü Amerika’da satmaya çalışıyorlar. Onun yerine ellerindeki ürüne pazar bulmak yerine, Amerika’da zaten oturmuş ve çok derin bir pazar var. Yani ürünlerini orada doğru bir şekilde test edip pazarda ürünleriyle alakalı ne tarz değişiklikler yapmaları gerektiğini çok hızlı bir şekilde öğrenebilirler yani pazara uygun ürün geliştirmelerini tavsiye edebilirim onlara. Ve işte bunu Amerika’ya online ya da perakende kanallarıyla satacaklarsa orada doğru bir tedarik zinciri yapısı kurmaları önemli. Bahsettik zaten doğru şirket yapısı ve doğru eyalet seçimi kritik önemli dedik. Vergi sistemi çok önemli şimdiye kadar hiç vergi affı olmamış ülkeden bahsediyoruz. Bunun yanında yaptığımız ticarete göre bazı eyaletlerde, bazı bölgelerde bir takım teşvikler var; bir takım pozitif ayrımcılıklar var. Bunları da bizimle yapacakları o toplantılarda bizle paylaşırlarsa biz doğru yönlendirmeleri yapabiliriz onlara diyebilirim. Bir de son olarak sizinle daha önceden konuşmuştuk bu canlı yayın sonrasında bize ulaşacak dostlarımız olursa burada biz onlara hazırlayacağımız o ilk toplantılarda elimizden geldiğince uzman arkadaşlarımızla hizmet vereceğiz. Hatta şöyle bir jestimizde olacak: Bizden hangi hizmeti alırlarsa alsınlar ilk aldıkları hizmetin içerisinde 50 Dolarlık ekstra bir indirim sağlıyor olacağız onlara. Bunun içinde sizinle paylaştığımız linkten hemen bir başvuru ve form doldurmaları yeterli. Doldurdukları konu ile alakalı uzman arkadaşlarımız ile ilk ücretsiz görüşmelerini yapıp daha sonra eğer ihtiyaç varsa, biz onlara destek olabileceksek bizden hizmet almaya devam edebilirler diyebilirim.

C: Çok çok teşekkür ederim bu yayın için. Kafamızdaki bir sürü soru işareti gitti, eminim birçok kişinin de içi rahatlamıştır bu konu ile alakalı çünkü çok fazla yanlış bilgiler var, Türkçe konuşan CPA bulmak çok zor. Çok teşekkür ediyoruz bu yayın için size. Sorularımızı cevapladınız sabırla.

B: Rica ediyoruz ve bizde bizi ağırladığınız için çok teşekkür ediyoruz ve gerçekten Türk girişimcilerin her zaman yanındayız. Elimizden geldiğince bütün bu arkadaşlarımızın en iyi destekçisi olmaya hazırız.

C: Teşekkür ederiz, hatta birkaç tane yorum var ”Burcu Hanım ile yine yayın istiyoruz.” diye Burcu Hanım evet.

B: Öyle mi?

C: Bence yaparız. 

B: Tabii tabii, kesinlikle her zaman memnuniyetle.

C: O zaman dinleyenlere de teşekkür ediyorum. Hazır gelmişken kanala abone olmayı da unutmayın madem. Bir sonraki Webinar’da görüşmek üzere. Buyrun Ziya Bey!

Z: Bu arada… Bu arada ben sizi de tebrik etmek istiyorum Çağrı Bey ile birlikte. Yaptığınız iş gerçekten çok kıymetli, çok değerli Türkiye’deki girişimcilere e- ihracat yapmak isteyenlere yol gösteriyorsunuz.

B: Çok doğru.

Z: Yardımcı oluyorsunuz yani şu dönemde bu ülkeye yapabileceğimiz en büyük fayda ihracat ve siz de ihracatın ilk adımlarını en basit yollarını ve en uç noktasına kadar bütün girişimcilere ışık olmaya çalışıyorsunuz. Biz de destek olabildiğimiz için çok mutluyuz, tebrik ederiz tekrar.

B: Evet, evet. Çok gurur verici gerçekten, çok muhteşem bir şekilde bu platformda bu bilgileri sunmanız bizlere de böyle bu şekilde bir araya getirmeniz. Çok çok takdire değer gerçekten. Umuyoruz tekrar bir araya geliriz.

C: Kesin geliriz bence. Dinleyenlere de çok teşekkür ediyorum geldikleri için. E demiştim kanala da abone olmayı unutmayın gelmişken. Başka bir yayında görüşmek üzere arkadaşlar, hoşça kalın!

B: Görüşmek üzere!

Z: Teşekkür ederiz.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İlginizi Çekebilir:

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll to Top